Bu Blogda Ara

30 Eylül 2013 Pazartesi

Ön-Asya Etnografyası - Su Kültürü ve Geleneksel Kültürde Kadın - Kızık'ta Çeşme Başı (1981)

Ön-Asya Etnografyası -
Su Kültürü ve Geleneksel Kültürde Kadın -
"Kızık'ta Çeşme Başı" -
Kızık, Akyurt - Ankara (1981)
/ İsmail Engin koleksiyonu

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Çocuk: Çayırköy, Erfelek - Sinop (1989)

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Çocuk
© Foto: İsmail Engin, Çayırköy, Erfelek - Sinop, 1989

Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: 'Derviş Mustafa Kızı Şerife Esma Hanım'

Ön-Asya Etnografyası
- Mezar Kültürü:
Derviş Mustafa Kızı
Şerife Esma Hanım,
© Foto: İsmail Engin,
Edirne Osmanlı Dönemi
Mezar Taşları,
Edirne, 2012
Derviş Mustafa Kızı Şerife Esma Hanım
H. 1249 – M. 1833

El-Fâtiha
Ah nideyim bu fenâya kıldı beni hâk-sâr /
Gençliğime doymadan itdi yerim zîr-u mezâr /
Salınub, gezer iken bir zaman âlem gibi /
Şimdi nâzik vücudum hâk’e yeksân- rüzgâr //

Merhûme Şerife Esma Hanım binti
Derviş Mustafa
Sene 1249

Ah nedeyim bu fani dünyaya bıraktı beni toz toprak içine /
Gençliğime doymadan koydu beni mezar dibine /
Salınıp gezerken bir zamanlar herkes gibi /
Şimdi nazik bedenim rüzgâra savrulmuş yerle bir gibi //

Hakkın rahmetine kavuşan Derviş Mustafa kızı
Şerife Esme Hanım ruhuna fatiha M. 1833

29 Eylül 2013 Pazar

Tahtacı Fatma (~ 1989), (~ 1990), (~ 1999), (~ 2003)


Tahtacı Fatma -
Sağdan sola: Tahtacı Fatma,
annesi Sevim Şimşek ve kızkardeşi;
Hızırkahya (Çalka), Kumluca - Antalya (~ 1989)
/ İsmail Engin koleksiyonu

Tahtacı Fatma (~ 1990) -
Soldan sağa:
Arkada kız kardeşi;
orta sıra
- Tahtacı Fatma, Bahar, annesi Sevim,
erkek kardeşi Hurşit;
ön sıra oturanlar
- babaannesi Fatma, babası Ali...
Hızırkahya (Çalka), Kumluca - Antalya (~ 1990)
/ İsmail Engin koleksiyonu

Tahtacı Fatma ve oğlu...
Hızırkahya (Çalka), Kumluca - Antalya (~ 1999)
/ İsmail Engin koleksiyonu

Tahtacı Fatma, oğlu ve kızı...
Hızırkahya (Çalka), Kumluca - Antalya (~ 2003)
/ İsmail Engin koleksiyonu
"35 yaşındayım. İsmim Ahmet Kara. Sakalım ak ama... Kafamda tüy kalmadı. Ağzımın ön tarafında 5 diş var, azı tarafım tamamen ölü... Bizler sahipsiziz. Bizim sorunlarımız aslında çok, sorunlarımıza çare bulacak adamımız yok! Biz, ... ne ölüyüz, ne sağ; arada... Türkiye'de şu kadar nüfus varmış, kalabalıkmışız densin diye, biz de yaşıyoruz... Çok aydın fikirliyiz; amma, fakir misin beş tane kitap yutsan cahiliz... Var mı pulun, cümle alem bilir; yok mu pulun, cehennemdir yolun..." ("Tahtacı Fatma" belgeselinden, 1979)

Zeynel Kozanoğlu'ndan Bir Biyografi - Mahmut Türkmenoğlu ve Bademler Kooperatifi

Zeynel Kozanoğlu: Mahmut Türkmenoğlu
ve Bademler Kooperatifi.
İzmir 1995, 327 S., ISBN 975-95065-0-5
[İsmail Engin] "Mahmut Türkmenoğlu ve Bademler Kooperatifi" adlı eser; 1933'te Bademler, Urla / İzmir'de doğan ve 1961'de İstanbul Teknik Üniversitesi'nden makina mühendisi olarak mezun olan; 1965'te CHP'ye, 1973'te İzmir milletvekili olarak parlamentoya giren, 12 Eylül'e değin milletvekilliği yapan; 1974'te "Gümrük ve Tekel Bakanlığı" görevini yürüten; 1983'te SODEP'te ardından da SHP'de etkin görevlerde yer alan; 1992'de amansız bir hastalık sonucu hayatını yitiren Mahmut Türkmenoğlu'nun ayrıntılı biyografisini içeriyor.

Mahmut Türkmenoğlu ve Bademler Kooperatifi, eserde Hasan Tahsin gazetecilik yarışmalarında dereceler alan gazeteci Zeynel Kozanoğlu tarafından lirik bir anlatımla kaleme alınmış.

Kitap, "Sunuş", "Bitirirken" ve "Kişi Adları Dizini" dışında 19 bölümden oluşuyor.

Kozanoğlu'nun kısa "Sunuş"unun ardından eserin "Bademler" başlığını taşıyan ilk bölümünde, yazar tarafından tamamı Tahtacılardan oluşan Bademler köyünün yeri, konumu, ekonomisi, sosyal ve kültürel yapısı ile Bademler'i tanınan bir köy haline getiren "tiyatro" etkinliklerinin yanı sıra, basında köyün ele alınışını ve geleceğini içeren betimlemeler ve analizler yapılıyor.

"Mahmut Adında Yoksul Bir Çocuk"; "Yüksel ki Yerin Bu Yer Değildir", "Güzel Yarınlara Doğru" adları verilen 2., 3. ve 4. bölümlerde Türkmenoğlu'nun yoksulluk içinde geçen çocukluk ile okul yılları, evlenmesi yalın ve lirik bir anlatımla okuyucuya iletiliyor. "Birlikten Kuvvet Doğar: Kooperatif" başlığıyla 5. bölümünü oluşturan kısmında 28.12.1962'de kurulan ve daha sonra diasporaya göçte etkin rol oynayan, Almanya'ya köyden işçi göçünü de organize eden "Bademler köyü zirai istahsal ve satış kooperatifi"nin oluşturulması, kooperatifin geliştirilmesi çabalarında karşılaşılan zorluklar anlatılıyor...

Ön-Asya Etnografyası - Su Kültürü ve Geleneksel Kültürde Çocuk: Boğazköy'de [Boğazkale'de] Çeşme Başı (1969)

Ön-Asya Etnografyası -
Su Kültürü ve Geleneksel Kültürde Çocuk:
Boğazköy'de [Boğazkale'de] "Çeşme Başı"
- Boğazköy [Boğazkale] - Çorum (1969)
/ Havva & İsmail Engin koleksiyonu

Ön-Asya Etnografyası - Ticaret Kültürü: Sarayyeri Köyü'nde Çerçi - Sarayyeri Köyü, Düzce (1967)

Ön-Asya Etnografyası - Ticaret Kültürü:
Sarayyeri Köyü'nde Çerçi,
Sarayyeri Köyü, Düzce (1967)
/ İsmail Engin koleksiyonu
 
[İsmail Engin] Çerçi, köyleri ve köylerde kapı kapı dolaşarak alış-veriş yapan kimse. Bir tür seyyar satıcı. "Çerçici" de deniyor; Afyon, Isparta, Giresun, Konya ve Yozgat civarlarında...

Çerçi ya da çerçici, bazan katır ve eşeğe, bazan da atlı arabaya yüklüyor satacağı ticari eşyayı... Yapılan iş de "çerçilik" olarak anılıyor.

Çerçilikte ticari meta, genelde parayla satılmıyor ve alınmıyor. Takas ya da değiş-tokuş, bu tür ticarette esas.

Köylerde 1960'lı yılların sonuna doğru yoğunlukla elbiselik eşyalar, mutfak aletleri.. dahil, haneler ihtiyaçlarını çerçilerden karşılar; karşılığında kendi ürettikleri hububat da dahil ürünler takas olarak çerçiciye verilirdi.

Sonra, genellikle 1960'ların sonrasında ve giderek artan bir şekilde, bugün halen tek tük rastlansa da, çerçiliğin yerini "eskicilik" aldı. Zamanla eşekli, katırlı, at arabalı çerçiler; motorlu araçları kullanan, kasabalarda ve kentlerde de - bazan el arabalarıyla - boy gösteren "eskiciler"e dönüştü.

Takasla eskiler; halılar, kilimler, cicimler, camaltı işler, hatlar, bakır eşyalar "eskiciler" aracılığıyla toplandı; karşılığında naylon sepetler, kovalar.. verildi.

Geçmiş ya da tarih böylece bir şekilde el değiştirdi... [İsmail Engin]

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın ve Erkek: Başoba, Hopa - Artvin (1989)

Ön-Asya Etnografyası
- Geleneksel Kültürde Kadın ve Erkek
© Foto: İsmail Engin, Başoba, Hopa - Artvin, 1989

28 Eylül 2013 Cumartesi

Ön-Asya Etnografyası: Çingeneler - İşbölümü (2005)

Ön-Asya Etnografyası: Çingeneler - "İşbölümü"
- Edirne (2005) / [Edrom - Edirne Roman Derneği'nden]
İsmail Engin koleksiyonu

Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Yeniçeri Mezarları - Eskiden Dergah-ı Âli Kul Kethüdası Şimdi Edirne Yeniçeri Ağası Mustafa Ağa

 
Eskiden Dergah-ı Âli
Kul Kethüdası
Şimdi Edirne Yeniçeri Ağası
Mustafa Ağa
(H. 1203 - M. 1788/89)
© Foto: İsmail Engin,
Edirne Osmanlı Dönemi
Mezar Taşları,
Edirne, 2012
Huve'l hallâku'l-bâkî

Sabıka dergâh-ı Âlî kul kethüdası /
Olup hâliya mahrûse-i Edirne /
Yeniçerileri Ağası iken /
Vedâ-i âlem-i fâni iden /
Merhûm ve mağfûrun-leh /
Mustafa Aüa ruhiçün el-fâtiha /
Sene 1203 //

O' yaratan ve baki

Eskiden Dergâh-ı Âlî Kul Kethüdası /
şimdi Hakk'ın rahmetine kavuşan /
ve günahları bağışlanmış /
fani dünyaya veda eden /
Edirne Yeniçeri Ağası /
Mustafa Ağa ruhuna fatiha /
M. 1788/89 //

27 Eylül 2013 Cuma

Ön-Asya Etnografyası - Kozan Yörüklerinde Nazar

"Kozan Yörük kızında nazarlık"
- Kozan - Adana (1975)
/ İsmail Engin koleksiyonu
[İsmail Engin] - "Urasa" [ya da uğrasa]; Sancaklıboy İğdecik'te (Manisa), Biga'da (Çanakkale), Şarkışla Maksutlu'da (Sivas), Niğde'de, Adana'da, Silifke Araplı ve Kabasakal'da (İçel) hastalığa, cine, periye karşı okuyup üfleme, afsunlama anlamına geliyor.

Yine Adana'da, Mersin Çiftepınar ve Buluklu'da (İçel) hastalığı kocakarı ilaçlarıyla sağaltma çabası "urasa" olarak niteleniyor. Niğde'de "urasalatmak" okuyup, üfletmek..; okuyup üflenecek gibi hasta olan da "urasalık" demek.

Kozan Yörükleri (Adana), nazara karşı "urasacı"dan medet umuyor. Nazar değdiğine inanılan çocuk için "urasacı" - ki genelde kadındır - çağrılıyor. "Urasacı" geldiğinde çocuk ve o esnerse, çocuğa nazar değdiği kanaatine varılıyor. Çocuğu kem gözlerden korumak için "urasacı"ya "okutuluyor":

Gören gözler çatlasın
Söyleyen diller patlasın
Ulu ağaç dibinde bulduysan
Köklütaş dibinde bulduysan
El benim elim değil
Benden daha yüksek urasacıların eli
Fadima anamızın, huri kızlarının
Evliyanın eli...

Nazara uğramış çocuğa bunun ardından "gök boncuk" takılıyor... Buna yılan kemiği, kaplumbağa kemiği iliştiriliyor. "Gök boncuk", ona iliştirilenlerle "muskalık" haline dönüştürülüyor...[İsmail Engin]

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın: Çamlıhemşin - Rize (1989)

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın
© Foto: İsmail Engin, Çamlıhemşin - Rize, 1989

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın: Keşap - Giresun (1989)

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın
© Foto: İsmail Engin, Keşap - Giresun, 1989

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın ve Çocuk: Hürremşah Köyü, Erfelek - Sinop (1989)

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın ve Çocuk
© Foto: İsmail Engin,
Hürremşah Köyü, Erfelek - Sinop, 1989
Koord: 34° 49' 20'' D, 41° 43' 10'' K

25 Eylül 2013 Çarşamba

Karahamzalı Yörüklerinde Istar (1981)

Karahamzalı Yörüklerinde Istar
- Karahamzalı Köyü, Polatlı - Ankara (1981)
/ İsmail Engin koleksiyonu
[İsmail Engin] Istar, dokuma tezgahıdır. Burada halı, kilim, (h)aba, yastık, şalvar, heybe vb. dokunur.

Istarda dokuma yapmak için "kirkit"e ve "tarağa" ihtiyaç vardır.

"Kirkit", dokuma ipliklerini ve düğümleri sıkıştırmak için elle kullanılan bir araçtır. Geyik boynuzundan, ağaçtan veya demirden yapılır, Tarağa benzer dişleri vardır.

"Tarak", dokumanın düzgün çıkması, çözgü iplerinin düzgün gelmesi, atkı iplerinin sıkışması, motiflerin düzenli olması için kullanılır.

Istarı dokumaya hazır duruma getirmeye "ıstar çizmek"; dokunan halı, kilim vb. ürünleri ıstardan almaya da "ıstar kesmek" denir. [İsmail Engin]

TÜSİAD, Demokratikleşme Perspektifleri ve Din Özgürlüğü

[İsmail Engin] Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), özel sektörü temsil eden sanayici ve işadamları tarafından 1971 yılında, kamu yararına çalışma amacıyla kurulan bir sivil toplum örgütüdür. Türkiye'de Atatürk'ün çağdaş uygarlık hedefine ve ilkelerine bağlı bir toplumsal yapının gelişmesine; demokratik sivil toplum ve laik hukuk devleti anlayışının yerleşerek, devletin demokrasi ve insan hakları evrensel ilkelerine bağlı, girişim, inanç ve düşünce özgürlüklerine saygılı, yalnızca asli görevlerine odaklanmış yapılanmasına, kurumlarının bu şekilde gelişmesine yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle, zaman zaman ülke gündeminde bulunan konularla ilgili görüşlerini bilimsel çalışmalarla destekleyerek kamuoyuna duyurmakta ve tartışma platformlarının oluşmasını sağlamaktadır.

TÜSİAD'ın konuyla ilgili ilk önemli çıkışı, demokrasi üzerinedir.

Demokrasiyi Türkiye için de konjonktürle değil ilkesel bir konu olarak gören ve Batı demokrasilerini hedefleyen TÜSİAD, "Türkiye'de, serbest piyasa ekonomisinin uzun dönemli kalıcılığının, ancak, toplumsal uzlaşma için diyalog kanalları olan, mümkün olan en geniş katılımlı, çoğulcu demokratik bir siyasal yapı içinde sağlanabileceği"nden hareketle, Türkiye'de demokrasinin yerleşmesi ve gelişmesine katkı için, aksayan yanlarını ortaya koymak ve çözüm önerileri, olasılıkları sunmak amacıyla, Bülent Tanör'e hazırlattığı "Türkiye'de Demokratikleşme Perspektifleri" (Ocak, 1997) adlı yayınla adından uzun süre söz ettirdi.

Ön Asya Etnografyası - Su Kültürü: Çamlıhemşin'de "Çeşme Başı" - Çamlıhemşin - Rize (1989)

Ön-Asya Etnografyası - Su Kültürü:
Çamlıhemşin'de "Çeşme Başı"
© Foto: İsmail Engin,
Çamlıhemşin - Rize, 1989

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın: Yaylalar, Yusufeli - Artvin (1988)

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın
© Foto: İsmail Engin,
Olgunlar Mahallesi [Meretet], Yaylalar [Hevek],
Yusufeli - Artvin, 1988

24 Eylül 2013 Salı

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Çocuk: Ormantepe, Erfelek - Sinop (1989)

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Çocuk
© Foto: İsmail Engin, Ormantepe, Erfelek - Sinop, 1989

Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Mahmud kızı Emetullah (1712/13)

Ön-Asya Etnografyası
- Mezar Kültürü:
Mahmud kızı Emetullah
(H. 1124 - M. 1712/13),
© Foto: İsmail Engin,
Edirne Osmanlı Dönemi
Mezar Taşları, Edirne, 2012
[İsmail Engin] Mahmud kızı Emetullah H. 1124 - M. 1712/13

Bir civan-ı nazenin meskenidir bu mezar /
Eylemiş nazik tenin hâkiyle yeksân rûzigâr //

... kaddin bükülsün nâ-murâd itdin beni /
Ben murâda ermiş iken târumar ettin beni //

Unutma ölümü daim ana dur /
Bugün bana ise yarın sanadır //

Emetullah binti Mahmud ruhuna fatiha
Sene 1124

* * *

Genç ve nazenin bir kızın meskenidir bu mezar /
Nazik tenini yerle bir etmiş rüzgâr //

Boyun devrilsin senin, bıraktın muradsız beni /
Ben muradıma ermişken tarumar ettin beni //

Unutma ölümü sürekli hazırlıklı ol ona /
Bugün banaysa yarın sana //

Mahmud kızı Emetullah ruhuna fatiha
M. 1712/13

22 Eylül 2013 Pazar

Ön Asya Etnografyası - Su Kültürü: Pazar'da 'Çeşme Başı' - Pazar, Kızılcahamam - Ankara (1967)

Ön Asya Etnografyası - Su Kültürü:
Pazar'da "Çeşme Başı"
- Pazar, Kızılcahamam - Ankara (1967)
/ İsmail Engin koleksiyonu

Gecekondu - Gülveren Mahallesi, Ankara (1980, 12 eylül öncesi)


Gecekondu - Gülveren Mahallesi,
Ankara (1980, 12 eylül öncesi)
[ve fotoğraftan bir ayrıntı]
/ İsmail Engin koleksiyonu


Zülfikar - Görünür zülfikārı elde Ali / Döğüşür Kaf dağında devlerle

Zülfikar -
Görünür zülfikārı elde Ali / Döğüşür Kaf dağında devlerle
(Orhan S. Orhon)
© Foto: İsmail Engin, Abdal Musa Törenleri,
Tekke Köyü, Elmalı - Antalya, 1998

Tahtacı Türkmen Ozanları

Veli Asan: Tahtacı Türkmen Ozanları.
Ankara 1997. 233 S.
(Kültür Bakanlığı Yayınları: 1656)
ISBN 975-17-1850-3
[İsmail Engin] Bugüne kadar üzerinde en çok çalışılmış Alevi bir topluluk olan Tahtacılar -ya da Tahtacı Türkmenleri- (Ağaçeriler) üzerine, 1954 yılından beri yaptığı derlemeler ve alan araştırmaları ile bulgularını ortaya koyduğu yayınları-makaleleriyle tanınan, emekli müzik öğretmeni Veli Asan'ın, Isparta'da yayınlanan Ün dergisiyle konu üzerine başlayan yayın hayatının en önemli dönüm noktasını, kırk yıllık bir süre içerisinde hazırladığı ve 1995 yılında tamamladığı, 1997'de yayınlanan "Tahtacı Türkmen Ozanları" adlı temel eseri oluşturuyor.

"Sunuş" (s. 3-4) ve "Tahtacı Türkmenler" -ki burada değişik araştırmacıların Tahtacıların kim olduğuna yönelik görüşleri alt alta sıralanıyor- (s. 5-6) adlı bölümlerin ardından, kendisi de Isparta Tahtacılarından olan; dolayısıyla obalarda ağıtlar, yar üstüne türküler, ayrılık-yoksulluk üstüne yakmalar dinleyen, Asan, eserinde 1950'lerde kentlerde yaşayabilmeleri, onları "yabancı" gören kişilerin, "önlerine attıkları ağaç parçasını kullanılabilir kereste haline getirmelerine" bağlı olan Tahtacıların, yerleşik hayata geçiş süreçlerini, sosyo-ekonomik ve dini yapılarını dillendiren ozanlarının dünyayı algılayışlarını ve mistik-gizemli iç dünyalarını ilk kez toplu bir şekilde okuyucuya sunuyor.

Tahtacı ozanlarının deyişleri müziklidir ve saz eşliğinde -ki bu genelde Âşık Kul Fakir'de görülenin dışında (ki o, istisnai olarak deyişleri kemanla seslendirmektedir), bağlamadır- söylenir. Deyişlerin çoğu, 11 heceli koşma tarzındadır ve buna Tahtacı ağzında "yakma" denilir. "Hava", "ağıt" ve "nefes" olmak üzere üç tür "yakma" vardır; bu bağlamda Asan'a göre, dini hayatı ya da konuları içeren "yakmalar", sadece "nefes yakma"dır ve her ozan "nefes yakma"ya "cesaret edemez" (s. 3-4).

21 Eylül 2013 Cumartesi

Ön-Asya Etnografyası: Aşıran'da Anne ve Çocuklar - Aşıran, Karaman (1972)

Ön-Asya Etnografyası:
Aşıran'da Anne ve Çocuklar
- Aşıran, Karaman (1972)
/ İsmail Engin koleksiyonu

Ön-Asya Etnografyası: Saçıkaralı Aşireti'nde Kadın ve Çocuk, Cicim ve Çadır, Denizli (1965)

Ön-Asya Etnografyası: Saçıkaralı Aşireti'nde
Kadın ve Çocuk, Cicim ve Çadır, Denizli (1965)
/ İsmail Engin koleksiyonu

Ön-Asya Etnografyası: İsmailbey'de 'Hayat' - İsmailbey, Alaşehir - Manisa (1965)

Ön-Asya Etnografyası: İsmailbey'de 'Hayat':
Kara örtü, tek odalı, 'hayat'ının ön kısmı açık konut -
İsmailbey, Alaşehir - Manisa (1965)
/ İsmail Engin koleksiyonu

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın: Seydiler'de Kirmen Eğiren Kadın - Seydiler [Köyü] [- İscehisar], Afyon[karahisar] (1970)

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın:
Seydiler'de Kirmen Eğiren Kadın - Seydiler [Köyü]
[- İscehisar], Afyon[karahisar] (1970)
/ İsmail Engin koleksiyonu

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın ve Çocuk: Esenboğa'da Anne ve Çocuklar, Esenboğa, Çubuk - Ankara (1972)

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın ve Çocuk:
Esenboğa'da Anne ve Çocuklar,
Esenboğa, Çubuk - Ankara (1972) / İsmail Engin koleksiyonu

19 Eylül 2013 Perşembe

Nikâh Resmi (Taşlısekban, 1966)


Nikâh Resmi -
Üstteki: Pembe Y. ve eşi Fazlı Y.,- .;
alttaki: ayaktakiler (soldan sağa): Pembe Y., Fazlı Y.,
Ümmühan - oturanlar (soldan sağa): ? , Nesrin, Nafiye İ.,
Taşlısekban, Süleoğlu - Edirne (1966)
/ İsmail Engin koleksiyonu

Yaşar Kemal

[İsmail Engin] 1923'te Adana Hemite (Göğceli) köyünde doğan ve ebeveynlerinden birisi Türk, diğeri Kürt, asıl adı da "Kemal Sadık Göğceli" olan, 1997 yılı Frankfurt Kitapçılar Fuarı Barış ödülü sahibi Yaşar Kemal, 19.10.1997 günü düzenlenen ödül töreninde, ödüle teşekkür konuşmasında yaşamından bir kesit aktarıyordu.

Yaşar Kemal bu konuşmasında onyedi, onsekiz yaşına kadar bir destan anlatıcısı ve bir folklor derlemecisi olduğunu söylüyor; bir yandan Çukurova'da gezgin destancılardan öğrendiği destanları, Toroslar'da köy köy dolaşarak anlattığını, diğer yandan da ağıtlarla –ki onlar kadınların ölümler üstüne söyledikleri şiirlerdir– halk şairlerinin şiirlerini derlediğini belirtiyordu.[1]

Gerçekten de "Kemal Sadık Göğceli" ya da "Yaşar Kemal" bir folklor-halkedebiyatı derlemecisi olarak tanındı. Onun, önce Adana'da çıkan "Görüşler" dergisinde maniler üzerine yaptığı derlemeleri 1941'de yayınlandı.[2] Arkasından ağıtları derlediği kitabı[3] basıldıktan sonra, İstanbul'da aylık yayınlanan Türk folklorunun klasik dergisi "Türk Folklor Araştırmaları"nda 1952-1958 yılları arasında tekerlemeler[4], türküler ve ağıtlar[5], efsaneler[6] üzerine halkedebiyatı alanında; kilimcilik[7] üzerine ise, etnografya alanında yaptığı derlemeleri yer aldı.

Yaşar Kemal'in 1961'de İstanbul'da çıkmaya başlayan "İmece" dergisinde halk ve sanat ile gelenekleri içeren makaleleri yayınlandı.[8] Halkedebiyatı alanında yaptığı derlemelerin dışında, 1981'de İstanbul'da yayınlanan "Sanat Olayı" dergisinde, halkedebiyatıyla yazılı edebiyat arasındaki bağlantıları ele aldı.[9]

Bu arada, "Üç Anadolu Efsanesi" (Köroğlu'nun Meydana Çıkışı-Karacaoğlan-Alageyik) (1967), "Ağrı Dağı Efsanesi" (1970), "Binboğalar Efsanesi" (1971) gibi eserleriyle efsaneleri romanlaştırdı.

Devr; Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın ve Çocuk: Kastamonu (1989)

Devr;
Ön-Asya Etnografyası -
Geleneksel Kültürde Kadın ve Çocuk: Kastamonu,
© Foto: İsmail Engin, Kastamonu, 1989

Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Vurdu Felek Sillesini - Tahtacılarda Mezar Kültürü - Bademler

© Foto: İsmail Engin,
Bademler, Urla - İzmir, 1999
[İsmail Engin] Ön-Asya Etnografyası - Tahtacılarda Mezar Kültürü -  "Vurdu Felek Sillesini', Bademler, Urla - İzmir

"Veda Dünya Veda Eşim
Kara Topraktır En Son Yerimiz
Bitti Dünyada Benim Her İşim
Üç Oğlumuz Vardı Bir de Kızımız
Böyle İmiş Alın Yazımız
Neydi Niyetimiz Neydi Sözümüz
Bundan Gerisini Gayri Sen Düşün
Derdime Dediler Beyin Tümörü
Rabbim Bu Kadar Vermiş Bana Ömrü
Ebedi Ayrılık Allahın Emri
Bir Anıttı Bu Mezar Taşım

Mehmet Eşi
Bahar Varol

Ruhuna Fatiha

D. 1927
Ö. 26.1.1988"

* * *

"Vurdu Felek Sillesini
Ne Olduğum Bilemedim
Ben Kendime Gelemedim
Aksi Döndü Benim Çarkım
Bir Çocuktan Yoktur Farkım
Ölmek Değil Benim Korkum
Ben Hanemde Kalamadım"

* * *

"Yaşamak!
İnsanlık, Kardeşlik,
Sevgi ve Dostuksa
Sen Otuzyediyıl
Dopdolu Yaşadın,
Güngör Ağa

R. Fatiha
D. 9.2.1951
Ö. 4.3.1988
Güngör Varol" [İsmail Engin]


© Foto: İsmail Engin, Bademler, Urla - İzmir, 1999

Topakev - Şayet Gök Kubbe Bir 'Tepelik'se...

Topakev - Şayet Gök Kubbe Bir 'Tepelik'se
© Foto: İsmail Engin, Selçuk - İzmir, 1997

Duvar Yazıları; İyi insanlar nerede? Berlin, 2008

Duvar Yazıları; İyi insanlar nerede?  |  "Wo sind
die guten Leute?"; © Foto: İsmail Engin,
Potsdamer Straße, Berlin, 2008

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın, Yörük Kadını - Kazdağı (2001)

Yörük Kadını - Kazdağı; © Foto: İsmail Engin,
Akçay, Edremit - Balıkesir, 2001

10 Eylül 2013 Salı

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın ve Çocuk: Kastamonu (1989)

Ön-Asya Etnografyası - Geleneksel Kültürde Kadın ve Çocuk:
Kastamonu, © Foto: İsmail Engin, Kastamonu, 1989

Bir alan çalışması esnasında çekilen bu fotoğrafı aynı anda
değişik bir açıdan Attila Erden de çekmiş;
"Anadolu Giysi Kültürü / Anatolian Garment Culture"
(Ankara 1998, ISBN 975-95751-0-8) adlı eserinin
200. sayfasında "İş giysisiyle sokakta Karadeniz'li bir bayan
/ A woman on the street, wearing her work clothes,
from Black Sea region" başlığıyla yayınlamıştı...

IV. Din Şûrası Kararları Din Referanslı Yeni Problem Alanlarına Neden Olabilir!

[İsmail Engin] T.C. Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 1993 yılından beri, her 5 yılda bir düzenlenen "Din Şûrası"nın dördüncüsü 12-16 ekim 2009 tarihleri arasında Ankara'da yapıldı. IV. Din Şûrası'na kimi Alevi akademisyenlerle Alevilik araştırmacıları da katıldı ve kararları 32 madde halinde 6 kasım 2009 günü açıklandı.

IV. Din Şûrası'nın alt başlığı, "Sosyal Problemler Karşısında Din ve Diyanet"ti.

2 Genel Oturum ve 4 Komisyon toplantısı olarak planlanan Şûra'nın, "Toplum ve Din Eğitimi" başlıklı 4. Komisyon çalışmalarında Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi de görüşüldü.

Farklı inanç grupları ve din eğitimi arasındaki ilişkilerin de ele alındığı "Komisyon" çalışmalarına Prof. Dr. Osman Eğri, Dr. Doğan Kaplan, Dr. Cenksu Üçer, Doç. Dr. İlyas Üzüm ve Yrd. Doç. Dr. Ali Yaman gibi Alevilik araştırmacıları ve Alevi akademisyenler de katıldı. İlgili "Komisyon"da din adamı algısında ideal model, toplumun bilgi kaynağı olarak vaaz, bilgi edin(dir)me aracı olarak hutbe de gündemdeki konular arasında bulunuyordu.

IV. Din Şûrası'nın her "Komisyon" toplantısının birer genel sunumu vardı ve "Din ve Toplum" başlıklı ilk "Komisyon"unun genel sunumunu "Alevi Çalıştayı" moderatörü Yrd. Doç. Dr. Necdet Subaşı yaptı. Bu "Komisyon"da toplumsal değişim karşısında din, toplumsal hayatta din ve dindarlık, kitle iletişim araçları ve din ile dinin ve değerlerin istismarı bidatler ve dini hayat ele alındı.

Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Ah Ölüm - Tahtacılarda Mezar Kültürü - Bademler

[İsmail Engin] "Ah Ölüm

Emanettir ruh bedende,
Tecelli etti ilk ademde
Ne gelende ne gidende
Ne ararsan hepsi sende
Arama kusurunu kimsenin
Noksanı kendinde ara
Sev gönlünce kurdu,
kuşu insanı.
Özünü hakka bağla

Ruhuna Fatiha

Yılancıklı
Hızır Eşi
Ayşe Yavaş
D. 1900 - Ö. 2.12.1985

* * *

"Uz idim toz oldum
Yaz idim güz oldum
Yandım Yandım köz oldum
En sonunda buz ettin felek
Ana, baba kardaş var
                     geride
Oyuncaklarım kaldı ötede beride
Mustafalar bile olsa
               ileride
Yine de göç yükümü
Tez ettin felek...
İbrahim Oğlu
Mustafa Çalışkan
Ruhu Şad Ola
1962 - 64"

* * *
"Dünya varmış
Mal servet
Varmış neyime
    Yıllarca
Doktor
       Gezdim
    Derman
Bulmadım
    Derdime
Bu zalim
Kanserden
Sığındım
Rabbime
Yarab
Zahmetin
Lütfeyle
Ölen din
Kardeşler
Güllü .M
Balyan
14.12.965"

* * *

"Babamıza
Beş evlâdı
Ve anaları

Kooperatifçi
Mustafa Baran

Ruhuna Fatiha
1898 - 1953
10 Kasım" [İsmail Engin]

Deliorman Alevilerinde Kadın Giysisi






Deliorman Alevilerinde Kadın Giysisi
© Foto: İsmail Engin, Sevar [Caferler] (Севар),
Kubrat (Кубрат) - Razgrad (Разград), 2002